yatağına mahkum bir nehirim
taşmadan ve sapmadan
denize döküleceğim.
bir an baksam geriye dönüp
akıp geldiğim yere
gözgöze gelsem
beni ömür denilen yere
sürükleyen bir geçmişle.
işe yaramıyor kıvrıla kıvrıla akmak
uzatmayayım diye
denize döküleceği yere
dosdoğru gidecek biriyim.
bildiğim bir başka yol da yok.
dön en başa tekrar başla diye
bir ikinci şans da vermedi kimse
hayal etmesi yasak bana
herkesin emekli olduğu gün
çıkmayı hayal ettiği dünya seyahati
suyumda yüzüp beni taşlayan
güzel çocukların ayaklarına
dolanacağım
çamaşır yıkayan kadınların
kirli ellerine dokunup
yosuna saracağım
ben köprünün altından akan suyum
benim için tek bir yol var
içimde büyüdü sazlar
balıklar kurbağalar
faydası yok hiçbirinin
üstüme kurulan
bir köprü kadar.
benim için tek doğru var
aklıma gelen tek bir çare.
uzanıp tutunabilsem
sarılabilsem
bir köprünün ayağına.
gitme desem, bırakma
bir acının yatağına